4 Kasım 2016'dan bu yana Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın adı "Terörsüz Türkiye" süreciyle birlikte sıkça gündeme gelmeye başladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın, "Kongrede İnşallah Demirtaş da bizimle olacak" açıklaması gündeme damga vuran son açıklamalardan biri oldu.
DEM Parti'nin 20 Eylül'de yapılması planlanan olağan kongresi öne alınarak 6 Eylül’e çekilmişti. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan kararı "Yeniden yapılanma döneminin başlangıcı olarak kongremizi delegelerimizle birlikte 6 Eylül Pazar günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapmaya karar verdik." sözleriyle açıklamıştı.

T24'te Şirin Payzın ve Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan Bakırhan, kongrenin “yasal zorunluluk” dolayısıyla öne çekildiğini, "asıl büyük kongreyi" ileri bir tarihte gerçekleştireceklerini belirtti.

Bakırhan, kongrede Selahattin Demirtaş'ın da olmasını beklediklerini söylerken "İnşallah Demirtaş da bizimle olacak. Zaten ana hedeflerimizden birisi o" sözleriyle dikkat çekti.

Bakırhan ayrıca "seçim pazarlığı" iddialarına tepki gösterip "Bu Sayın Bahçeli'ye de, Sayın Erdoğan'a da haksızlık yapmaktır. Yani... yani bir ülkenin Cumhurbaşkanı, bir ülkenin çok önemli bir partisinin başındaki bir insan... Yani gelip bizimle seçim pazarlığı mı yapacak? Bu kadar mı ucuz, bu kadar mı basit?" ifadelerini kullandı.
Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleştirildi. Kabulde, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile MİT Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı. Görüşme yaklaşık 1 saat 40 dakika sürdü.

Görüşmenin ardından DEM Parti tarafından yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Bugün Beştepe’de Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve heyetiyle yaklaşık 1,5 saat süren verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Barış ve Demokratik Toplum Sürecindeki gelişmelere dair istişarelerde bulunduk. Kamuoyunda ‘Çerçeve Yasa’ olarak da bilinen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 gibi çok yüksek bir oyla TBMM’de kabul edilmiş olmasının memnuniyet verici olduğunun vurgulandığı görüşmede, süreçte gelinen aşamanın önemi ve bundan sonra yapılacaklar karşılıklı olarak değerlendirildi. Bu yasayla birlikte demokrasinin ve siyaset alanının güçleneceği bir dönemin kapılarının aralanmasının tüm yurttaşlarımız ve ülkemiz açısından hayati önemde olduğu vurgulandı. Görüşmede, sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi. Bundan sonra da sürecin ülkemizdeki her bir insanın yararına barış ve demokrasi yolunda ilerlemesi için çalışmalarımız devam edecektir. Bugüne kadar destekleri, önerileri, uyarıları ve eleştirileriyle bize güç katan bütün siyasi partilere ve toplum kesimlerine şükranlarımızı sunarız” ifadeleri kullanıldı.

Okuyucu Yorumları 0 yorum