ANKARA (İHA) - Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, gelecek salı gününden itibaren kamu çalışanının ileriye dönük beklentilerinin cevaplandırılması konusundaki görüşmeler başlatılacağını belirtti.
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç ise medyada Pınar Altuğ ve Cem Hakko konusunu manşetlere taşırken, 1.5 milyon kamu çalışanını ilgilendiren konuların tartışılmadığını söyledi. Türkiye Kamu-Sen, hükümetle memur konfederasyonları arasında sürmekte olan toplu görüşmeler sürecindeki destek turlarını sürdürüyor. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve beraberindeki heyet bugün Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç'ı ziyaret etti. Akyıldız ziyarette yaptığı konuşmada, toplu görüşmelerde gelinen süreçte iki oturum gerçekleştirildiğini ve henüz konuların değerlendirilmesi aşamasında sonuç diye nitelendirilebilecek bir sonuç elde edilemediğini belirtti.
Ancak mutabık kalınan gündem çerçevesinde görüşmelerin sürdürüldüğünü ifade eden Akyıldız, "Büyük bir ihtimalle önümüzdeki salı gününden itibaren kamu çalışanının ileriye dönük beklentilerinin cevaplandırılması konusundaki görüşmeler başlatılacaktır. Bu süreçte en son Kamu İşveren Kurulu Başkanı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin Bey'e kamu çalışanlarının talepleri ve bu çerçevede gerçekleştirilecek uygulamayı bir teklif metni halinde sunduğumuzu, bu çerçevede siyasi iradenin 2007 yılı ile ilgili değerlendirmelerinin somutlaştırılarak, yazılı bir metin halinde tarafımıza verilmesi gerektiğini söyledik ve toplantı bu söylemle kapatıldı" diye konuştu.
Bu süreçte konunun ciddiyeti ve önemi ile bunun korunması sorumluluğunun kamu çalışanları sendikalarına ait olduğuna dikkat çeken Akyıldız, "Türkiye Kamu-Sen bunun bilincindedir, bunun sonucunu da görecektir. Biz her yıl olduğu gibi bu ciddiyeti koruma noktasında önemli bir malzememizi, önemli bir gücümüzü her defasında kamuoyu ile birlikte hareket etmek suretiyle ortaya koymaya çalıştık. Kamu çalışanlarının sendikal haklarının içinde grev hakkı yoktur, toplu sözleşme hakkı yoktur. 4688 sayılı kanun eksiklerle, çelişkilerle dolu bir kanundur. Kamu çalışanlarının haklarını korumak ve geliştirmek için siyasete karşı kullanabileceğimiz en önemli güç kamuoyu desteği ve kamuoyu baskısıdır" dedi. Akyıldız, bu anlamda kamuoyunun önemli bir merkezinde bulunun Türk-İş'in desteğinin kendileri için önemli olduğunu ve kamu çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesi noktasında toplumun bütün kesimlerine yansıyacak bir sonucun elde edilmesinde Türk-İş'ten destek istediklerini kaydetti. Akyıldız, "Çünkü kamu çalışanlarının masadan kazançlı çıkmaları, kamu çalışanlarının kazanımlarının doğrudan piyasaya yansıması, işçilerimizin, çiftçilerimizin, esnafımızın rahatlayabileceği sonuçların ortaya çıkmasına sebep olacaktır" dedi.
Türk-İş Genel Başkanı Kılıç ise toplu görüşme mücadelesinde davranış biçimlerinin kamu çalışanlarına yakışan üslup ve seviyede geliştiğinin görüldüğünü belirterek, kamu çalışanlarının taleplerinin de makul olduğunu söyledi. Kılıç, üzerinde durulması gereken önemli bir konunu da, 4688 sayılı Kanun'un mevcut AB sürecinde, Avrupa Sosyal Şartı'nın 5 ve 6. maddesindeki Toplu İş Sözleşmesi ve grev, lokavt hakkının verilmesi, İLO'nun 87 ve 98 sayılı sözleşmelerinin ve Anayasa'nın 90. maddesindeki uluslararası sözleşmelerin uygulanması ilkesinin hayata geçirilmesi olduğunu belirtti.
Açlık sınırının 537 milyon lira olduğu, yoksulluk sınırının 1 milyar 800 milyon liraları bulduğu bir ortamda, yüzde 50'si yoksulluk sınırı altında yaşayan memurların taleplerinin makul olduğunu belirten Kılıç, 647 milyon liralık en düşük ücretin 1 milyar liraya çekilme talebinin de makul olduğunu söyledi. Kılıç, "Bütçede kaynak bulunamadığı iddia edilirken, kamu çalışanlarının bu hakkı elde etmeleri için verdikleri mücadelede yanlarında olduğumuzu ifade ediyorum. Bunun işçi memur ayırımı değil, çalışanın ortak yaşamsal sorunları olduğu kanaatini ve bu konudaki kararlığımızı ifade ederken, üzüntüyle ifade ediyorum; Türkiye'de medyada Pınar Altuğ denen hanımefendinin ayrılması, aldatması manşetlerde, kamu çalışanlarının sorunları öne çıkarılmamaktadır. Ayrıca Cem Hakko mudur nedir? 10 trilyonluk boşanma davası her gün gündemde. 1.5 milyon kamu çalışanının sorunları ayrıntılı biçimde tartışılmaması gerçekten üzüntü verici ve Türkiye'deki yozlaşmanın, çarpıklığın ortaya konması bakımından örnektir" diye konuştu. Kılıç, özellikle ücret zammı konusunda üç konfederasyonun da ilkesel olarak ortaklaşmış düşüncelerinin savunulmasında yarar olduğunu belirterek, bunun güven duygusu açısından kamuoyuna, üyelere ve hükümet karşısında duruş konusunda sağlıklı bir noktaya getireceğini kaydetti.