Türkiye’nin en önemli doğal yaşam alanlarından biri olan Van Gölü Havzası’nın çevresel, ekonomik, sosyal ve kültürel geleceğini bütüncül bir yaklaşımla ele almak amacıyla düzenlenen çalıştayın ilk gününde; kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ortak bir vizyon oluşturmak üzere bir araya geldi.
Programın açılışında Van Gölü Havzası 2026 Durum Raporu katılımcılarla paylaşılırken, ardından protokol konuşmaları gerçekleştirildi.
Açılış oturumunda Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 23. Dönem Van Milletvekili Gülşen Orhan, Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Van Valisi Ozan Balcı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp hitaplarda bulundu.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, açılış konuşmasında, Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından olan Van Gölü Havzası’nın ülkenin en önemli medeniyet taşıyıcısı olduğunu belirterek, “2020’de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi talimatlarıyla başlayan çalışmalar bugün farklı bir noktaya geldi. Toplumsal bir uzlaşıyla önemli bir süreç yürütülüyor. Sıfır Atık Vakfı olarak Türkiye’nin 81 ilinde, dünyanın 193 ülkesinde çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bu toplantı Van Gölü tarihindeki en kapsamlı çalıştaylardan birisi. Salonda 14 farklı bakanlıklardan temsilcilerimiz var. Valiliklerimiz, üniversitelerimiz ve bütün paydaşların bir araya geldiği bu toplantıda tek hedefimiz var. Van Gölü’nün gelecek şekillere aktarmak” dedi.
Dünyanın bir çevre felaketine doğru sürüklendiğini söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti:
“Dünya bir çevre felaketine doğru sürükleniyor. Ne yazık ki biz artık, bizden sonra gelecek nesillere değil, kendi dönemimizi bile tehlike altına aldık. Sıfır Atık Vakfı olarak yakın zamanda plastik raporunu açıklayacağız. Atık ithali konusunda da ciddi söylemlerimiz olacak. Vatandaşımızın vicdanının rahat edeceği kararlar alınmasına vesile olacağız.
Antalya’da Akdeniz Havzası’yla alakalı önemli bir çalışmanın startını vereceğiz. Çevre konuları bir orkestra gibidir, orkestranın bütün parçaları belli senkronizasyon ile ritmi tutturmak zorundadır. Van Gölü Havzası’nın geleceğini bilimsel veriler ışığında ortak akılla bu çalıştayda görüşmek üzere bir araya geldik. Ortak akıl, bilimsel yaklaşım ve güçlü kurumlar arası iş birliği ile Van Gölü Havzası’nın 2050 Vizyonu’nu hep beraber inşa etmeye başlıyoruz.”
Van Gölü’nün bölgesel kalkınma merkezi olarak önemini vurgulayan Ağırbaş, “Van Gölü, bölgesel kalkınmanın merkezidir. Türkiye su fakiri ülkeler arasında. Sulak alanlarımızı korumazsak yarın ciddi bir susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya geleceğiz. Hemen hemen her yıl en önemli haberlerden birisi “Yağış olacak mı?”. Nimetleri korumak ve daha ileriye taşımak zorundayız. Suyumuzu gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Vatandaşımızın çeşmelerden akan suyu içebilmesi için yeni aparatlar geliştiriyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de 9-20 Kasım’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’ne değinen Ağırbaş, “Zirvede iklim ve çevre meseleleri 193 ülkenin katılımıyla konuşulacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, COP31 Başkanımız Sayın Murat Kurum’un liderliğinde çok önemli adımlar atıldı. Biz kendisiyle COP30’da Brezilya’nın Belem şehrindeydik. Sayın Bakanımızın liderliğinde 7 gün Belem’de kaldık. Toplantılar sonucunda en büyük çevre ve iklim değişikliği toplantısı Türkiye’ye kazandırıldı. COP31’de biz Van Gölü çalışmalarını dünyaya iyi uygulama örneği olarak göstermek istiyoruz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, çalıştayın iklim değişikliği, su güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma perspektifiyle Van Gölü Havzası’nın yarınlarını şekillendirecek çok önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek “İklim krizi ve kuraklık eğilimleri havza üzerinde baskıyı artırmaktadır. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından yürütülen Sıfır Atık vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. COP31’le birlikte Van Denizi özelinde çalışmalar daha da önem kazanacaktır. Van Gölü Havzası’ndan başlatacağımız hamle hem yerel su güvenliğimizi sağlayacak hem de Türkiye’nin. COP31 hedeflerine güç katacaktır” dedi.
Van’ın suların şehri olduğunu söyleyen AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu ise, “Dünyadaki bütün büyük medeniyetler suyun kenarında kurulmuştur. Biz suların şehrinde, Van şehrinde yaşıyoruz. Toplam 17 göl ve sulak arazinin oluşturduğu bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehrin 2050 projeksiyonunu çizmek için buradayız. Bu son yıllarda yapılacak olan en önemli toplantıdır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 23. Dönem Van Milletvekili Gülşen Orhan, kadim tarihi ve eşsiz ekosistemi olan Van Gölü’nün küresel iklim değişikliği nedeniyle bir kirlilik baskısı altında olduğunu söyledi. Bölgede önemli projelere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Orhan şöyle devam etti:
“Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde 2020 yılında büyük bir proje yürütmeye başladık. Çok önemli bir mesafe alındı. Hala yapacağımız çok şey var. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Van adına şükranlarımız arz ediyorum. Bu süreçte Sıfır Atık Vakfı yeni bir paydaşımız. Eylem Planı’nı güçlendirmek adına görev aldılar. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve vakıf üyelerine çalışmalarından, katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.”

Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Bitlis ve Van’ın ortak güzellikleri, kederleri paylaşan bir havza içinde olduğunu belirterek, “Van Gölü dünyanın en büyük göllerinden, ülkemizin en büyük gölü. Tarihte Yukarı Deniz olarak bilinen bir gölümüz. Zorluklara rağmen Van Gölü şanslı. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde yürütülen bir süreç var. Bizler de bu süreci birlikte götürmeye çalışıyoruz. Buna yeni bir güç katan Sıfır Atık Vakfı’na tekrar hoş geldiniz diyorum. Çalışmalar yeni bakış açısıyla Van ve Bitlis şehirlerine önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.
Van Valisi Ozan Balcı, Van Gölü’nün doğal zenginliğinin yanı sıra ekonomik, sosyal ev kültürel boyutuna da dikkat çekerek, “Yatırımlar inşallah Vanlı hemşehrilerimizin, çocukların, kadınların, gençlerin esenliklerine çok büyük katkı sağlayacaktır. 50 milyarlık sağlık yatırımımız var. 25 milyar liralık eğitim yatırımımız var. Bu da şehrin geleceğine büyük bir katkıdır. 3.5 milyon meyve fidanı diktik. Eski Van şehrini de ayağa kaldırıyoruz. 5 milyar TL değerinde biyolojik su artırma tesisimiz var. 3 milyar değerinde de katı atık bertaraf tesisimiz var. Toplamda Van Gölü Koruma Havzası Eylem Planı için yapılan işler 12 milyar TL değerinde” diye konuştu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Türkiye’nin bugün çevre ve iklim politikalarında küresel ölçekte takip edilen bir konuma eriştiğini söyleyerek, “Bunun altında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki 2053 Net Sıfır Emisyon Vizyonu yatmaktadır. Sürdürülebilir gelecek inşa etme kararlılığı en üst düzeyde benimsenen devlet politikası haline gelmiştir. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi öncülüğündeki sıfır atık seferberliği çevre için sivil ve toplumsal dayanak haline gelmiştir.
Van Gölü Havzası, sulak alanları ile, kültürel hafızasıyla Türkiye’nin en hayati ekosistemlerindendir. Van Gölü gelecek nesillere aktarmamız gereken yaşayan bir coğrafyadır. Tehditler eşsiz havzanın sınırlarını zorlamaktadır. Biz buna karşı sahada irade gösteren bir aklın temsilcileriyiz” dedi.
Van Gölü’nde dip çamuru tehdidinin ortadan kaldırıldığını belirten Demiralp, “Sıfır atık ve mavi dönüşümü başlattık. Entegre katı atık tesislerini devreye alırken, göl etrafındaki kirlilik odaklarını bertaraf ettik. Belediyelerimize sıfır atık belgelerini verdik. Biz bu masalarda COP31 perspektifinde Van Gölü Havzası’nın 2050 Vizyonu Anayasası’nı yazmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Van Gölü Havza Koruma Eylem Planı kapsamında atıksu yönetimi, katı atık yönetimi ve gölün korunmasına yönelik 3 ana başlık altında yürütülen çalışmalar 2020 yılından bu yana sürüyor. Van Gölü Havzası 2026 Durum Raporu’na göre çevresel altyapı yatırımları kapsamında Van’a 485,3 milyon TL, Bitlis’e ise 568,8 milyon TL olmak üzere toplam 1,05 milyar TL destek sağlandı.
Mart 2020’de Van’da belediye nüfusunun yalnızca yüzde 38,4’üne atıksu arıtma hizmeti verilirken, bu oran 2025 yılı itibarıyla yüzde 98,9’a yükseldi.
Bahçesaray Atıksu Arıtma Tesisi’nin tamamlanmasıyla bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.
Van Gölü havzasında ise atıksu arıtma oranı yüzde 99,8’e ulaştı. Van Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi hizmete alınırken, sıfır atık çalışmaları kapsamında Van ve Bitlis’te yaklaşık 270 bin kişiye eğitim verildi.
Van Gölü’nde bugüne kadar yaklaşık 2 milyon 140 bin metreküp dip çamuru temizlenerek hedeflenen çalışmanın yüzde 77’si tamamlandı.
Sıfır Atık Mavi çalışmaları kapsamında 36 bin 592 kişiye eğitim verilirken, gölden 23 bin 368 kilogram atık çıkarıldı. Hayvansal atıklardan kaynaklanan kirliliğin önlenmesi amacıyla Van’da 769 kaçak ahır kaldırılırken, dere ıslahı, dip tarama, arıtma çamuru yönetimi ve çevresel altyapı yatırımlarına yönelik çalışmaların da plan doğrultusunda sürdürüldüğü kaydedildi.
Ayrıca Van Gölü, 2022 yılında “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsüyle doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı.
Açılış programının ardından katılımcılar, Van Gölü Havzası’nda gerçekleştirilen çevre altyapı yatırımlarını ve sürdürülebilir uygulamaları yerinde incelemek üzere teknik ziyaretlerde bulundu. Program kapsamında atıksu yönetimi, katı atık yönetimi, doğal yaşam alanları ve çevresel altyapı projelerine ilişkin uygulamalar sahada değerlendirildi.
İki gün sürecek çalıştayın ikinci gününde ise tematik masa çalışmaları gerçekleştirilecek. Uzmanlar ve paydaşlar; iklim, su ve ekosistem, mekânsal planlama ve yaşam kalitesi, ekonomik kalkınma ve kültürel değerler ile yönetişim ve gelecek vizyonu başlıklarında çözüm önerilerini değerlendirerek Van Gölü Havzası’nın 2050 vizyonuna katkı sunacak önerileri ortaya koyacak.
Çalıştay sonunda hazırlanacak sonuç raporuyla; su kaynaklarının korunması, doğal yaşamın güçlendirilmesi, iklim değişikliğine dirençli havza yönetimi anlayışının geliştirilmesi ve Van Gölü Havzası’nın sürdürülebilir geleceğine yönelik yol haritasının oluşturulması hedefleniyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum