Satışı yasaklanan Vioxx adlı ilaç, dünyada 80 milyondan fazla insan tarafından kullanıldı. Geçen yıl 2,5 milyar dolarlık, 5 yılda ise 10 milyar doları geçen satış rakamlarına ulaşmıştı.
Bundan birkaç gün önce, artrit (romatizma) ve akut ağrı tedavisinde kullanılan ve ülkemizde de çok popüler olan rofecoxib etken maddeli ilaç Vioxx, üretici firması Merck tarafından piyasadan çekildi. Dünyada 80 milyondan fazla insan tarafından kullanılmış olan Vioxx, geçen yıl 2,5 milyar dolarlık, 5 yılda ise 10 milyar doları geçen satış rakamlarına ulaşmıştı.
Ne Merck firması ve ne de Amerika'da ilaçların piyasaya çıkmasına izin veren kuruluş olan FDA (Food and Drug Administration), ilacın kalp ve damarlar üzerine olan ciddi yan etkileri 2000 yılı mart ayında yayınlanan bir çalışma ile gösterilmiş ve uyarılmış olmalarına rağmen, bunun üzerinde hiç durmamışlar ve ilaç üstelik vahşi reklamlarla serbestçe satılmaya devam etmiştir.
Bir ilacın etkinliği ve güvenilirliği ile ilgili araştırmaların, ilaç piyasada serbest olarak satılmaya başlamasından önce yapılması gerekmez mi? Bu durumda, bu ilaç yüzünden kalp krizi veya felç geçiren ya da yaşamlarını yitirenlerin hesabını kim verecek?
YENİ İLACIN DAYANILMAZ CAZİBESİ Bizde de tüm dünyada da, hem doktorlar ve hem de hastalar yeni çıkan ilaçlara çok meraklıdırlar. Özellikle de astım, diyabet, hipertansiyon… gibi bir ömür boyu devam eden hastalığı olanların pek çoğu yeni çıkacak 'mucize bir ilaç' bekler dururlar, doktorlarını yeni ilacı yazmaya zorlayabilirler.
Böyle, kronik yani uzun süre devam eden bir hastalığı olan insanların bu beklentilerini hoş görebiliriz, ama ya doktorlara ne demeli? Bir çok doktor da yeni çıkan ilaçlara çok meraklıdır ve bunları yazmaya bayılır.
Bu dayanılmaz cazibenin çeşitli nedenleri vardır:
-Bazı doktorlar literatürü ve tıptaki gelişmeleri gerçekten de yakından, günü gününe izlerler. Yeni bir ilacın etki mekanizmasını, kısa ve uzun dönemdeki etkilerini ve yan etkilerini, benzerlerine göre üstünlüklerini ya da olumsuzluklarını, fiyatını… kısaca tüm özelliklerini ilaç daha piyasaya çıkmadan bilirler. Başkaları için 'yeni' olan bu ilaç, bu tür doktorlar için yeni değil, 'beklenen' bir ilaçtır.
-Bazı doktorlar, yeni çıkan bir ilacı, sadece firmanın yaptığı tanıtım sayesinde tanırlar. Daha öncesinde böyle bir ilaç hakkında hiçbir bilgileri yoktur. Bunlar, yeni ilacı yazmakla tıp literatürünü yakından izlediklerini sanabilirler veya hastalarına bu izlenimi vermek isteyebilirler. Yeni ilacı yazmamayı meslektaşlarından geri kalmak gibi görebilirler.
-Bazı doktorlar ise, safiyane bir şekilde, en yeni ilacın en iyi veya en etkili ilaç olduğunu, yeni ilacı yazmakla görevlerini en iyi şekilde yaptıklarını zannederler.
-Bazı doktorlar için yeni ilaç, yurtiçi, yurtdışı seyahat, beş yıldızlı otellerde yeme-içme, eğlence, gezme-tozma ve çeşitli hediyeler demektir.
-İlaç firmalarının da doktorları kendilerine özgü yöntemlerle (!) yeni ve de elbette çok pahalı ilaçlarını yazdırmada inanılmaz bir becerileri vardır. Bu, acımasız bir beceri' dir. 2000 yılında, Nike firması ayakkabıları için 78.2 milyon dolar, Pepsi firması içecekleri için 125 milyon dolar harcarken, Vioxx reklamları için Merck' in harcadığı para 160 milyon dolardır.
YENİ İLAÇ TEHLİKELİ İLAÇTIR
Ben bir çok ilacın, hatta daha doğrusu bütün yeni ilaçların yeterli klinik tecrübe kazanılmadan piyasaya sürüldüğü inancındayım. Çünkü, şu geçtiğimiz yıllar içinde bile benim hatırladığım en azından 4-5 ilaç piyasaya çıktıktan bir süre sonra tehlikeli ve ölümcül olabilen yan etkileri nedeniyle satıştan çekildi.
İşte son örnek, Vioxx. Benzerlerine göre hem daha etkili ve hem de yan etkileri daha az iddiasıyla satışa çıkan bu pahalı ilacın kalp krizi ve felç riskini artırdığı saptanınca acilen satışı durduruluverdi. Oysa, ilacın böyle bir yan etkisi olabileceği ta 4 yıl önce anlaşılmış ve firmanın bunu ciddi çalışmalarla araştırması önerilmişti. Ama, bu uyarı ne firma ve ne de FDA tarafından önemsendi.
Benim için 'yeni ilaç tehlikeli ilaçtır'. Göğüs hastalıkları ile ilgili literatürü yakından takip etmeme karşılık, yeni çıkan bir ilacı kullanmakta hiç aceleci olmam. Çeşitli vesilelerle, çok bilen meslektaşlarımın 'Aaa, Ahmet Hoca, hâlâ bu ilacı mı yazıyor, bunun yenisi çıkalı yıllar oldu' sözünü hemen her gün hastalarımdan duyarım ve güler geçerim. Elimde etkinliğini de, yan etkilerini de çok iyi bildiğim, tanıdığım güvenilir bir ilaç varken, bir maceraya atılmanın anlamı var mı? Tabii, yeni çıkan bir ilacın benzerlerine göre daima en azından birkaç, bazen 10 misli veya daha çok pahalı olduğunu da unutmamak gerekir.
PEKİ, YENİ İLAÇLARI HİÇ Mİ KULLANMAYALIM?
Elbette yeni çıkan ilaçlara körü körüne karşı değilim. Bunların, bazı hastaların yaşamlarını nasıl mucizevi bir şekilde değiştirebileceğini, bir çok hastayı ölümden döndürebileceğini, ya da yaşam kalitesini artırabileceğini çok iyi biliyorum. Bugün başarıyla kullandığımız her ilacın geçmişte yeni bir ilaç olduğunun da, tabii ki bilincindeyim. Ama, yeni bir ilacın, tanıyan tanımayan her hekim tarafından bilinçsizce yazılmasına da kesinlikle karşıyım. Çünkü, piyasaya çıkan hiç bir yeni ilaç yeterince güvenilir değildir.
Elbette araştırmalar yapılmalı, yeni ilaçlar bulunmalı ve kullanılmalıdır. Buna kim karşı çıkabilir ki. Ama, bunun da makûl bir yolu, yöntemi olmalıdır.
Yeni ilaçların, özellikle de elimizde kullandığımız alternatifleri olanların piyasada serbestçe satılmalarına izin verilmeden önce, aşağıdaki koşulların mutlaka yerine getirilmesi gerektiğini savunuyorum:
-Ülkemizde ilk kez kullanılacak bir ilaç piyasada serbestçe satılmadan önce, mutlaka, özel olarak görevlendirilmiş ciddi çalışma grupları tarafından klinik olarak denenmelidir. (Ciddi çalışma grubu, ilaç firmasından hiçbir beklentisi olmayan doktorlardan oluşur).
-İlaç verilecek hastalara, bunun yeni ve henüz denenmekte olan bir ilaç olduğu açık bir şekilde anlatılarak yazılı izinleri alınmalı ve bu hastalar araştırma bittikten sonra da belirli bir süre tıbbi takip altında olmalıdır. Çalışmaya alınan hastalara, kullanılan ilaçla ilgili ortaya çıkabilecek sağlık problemlerine karşı ömür boyu sağlık sigortası yaptırılmalıdır.
-Yeni ilaç, bu araştırmalar sonlanmadan konunun uzmanı doktorlar tarafından bile yazılmamalıdır.
-Yeni çıkan bir ilaç, belirli bir süre, bazı sinir sistemi ilaçlarında olduğu gibi, sadece özel reçetelerle satılabilmelidir. Her doktor, ancak uzmanlık alanı içine giren yeni ilaçları yazabilmelidir. Ülkemizde, birçok ilacın her hekim tarafından yazılması son derecede yanlıştır. (Bu konuda Sağlık Bakanlığı' nın attığı adımları destekliyor ve alkışlıyorum).
-Yeni ilaç, bugün olduğu gibi, ülkemizdeki klinik araştırmalar tamamlanmadan paldır-küldür Sağlık Kurulu Raporlarına girmemelidir.
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi