Çin Ankara Büyükelçisi’nden çarpıcı çıkış: "Biz savaşın tarafı değiliz"

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıyla başlayan ve 13. gününde karşılıklı füze ve dron saldırılarıyla devam eden savaşla ilgili kritik bir açıklama geldi. Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan'ın tv100 için gerçekleştirdiği özel röportajda ülkesinin savaştaki tutumuyla ilgili Çin'in savaşta taraf olmadığını vurguladı ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması durumunda Çin'in gerekli tedbirleri alacağını söyledi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları Orta Doğu’daki gerilimi tırmandırırken, küresel güç dengelerine ilişkin sorular da gündeme gelmeye başladı. Bölgedeki gelişmelerin büyük güçleri doğrudan karşı karşıya getirip getirmeyeceği tartışılırken, özellikle Çin’in bu süreçte nasıl bir rol oynayacağı merak ediliyor.

Reklam
Reklam

ABD/İSRAİL-İRAN SAVAŞINDA 13. GÜN

Karşılıklı saldırılarla başlayan ve 10'dan fazla bölge ülkesini de içine çeken savaşın 13. gününde Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, kritik açıklamalarda bulundu.

"ÇİN SAVAŞIN BİR TARAF DEĞİLDİR"

Sinan Burhan’ın Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ile yaptığı özel röportajda Xuebin'in verdiği yanıtlar şöyle oldu:

"MÜZAKERELER SÜRERKEN İRAN'A SALDIRILMASI KABUL EDİLEMEZ"

İsrail ve ABD'nin İran'a müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda İran'ı destekliyor musunuz? Haklı buluyor musunuz?

İran ile ABD arasında müzakereler sürerken ABD ve İsrail'in İran'a saldırması kabul edilemezdir. Egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesi ve rejim değişikliğinin kışkırtılması da kabul edilemezdir. Tüm bunlar uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal etmiştir. İran ve Körfez ülkelerinin egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir. Masum sivillere ve sivil hedeflere yönelik her türlü saldırı kınanmalıdır. Hali hazırda birinci öncelik askeri operasyonların derhal durdurulması ve savaş ateşinin daha fazla yayılmasının önlenmesidir. Barışın yeniden tesis edilmesi için en kısa sürede diyalog ve müzakerelere geri dönüşmesi için çaba gösterilmelidir. Temel çözüm ise uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına bağlılığa yeniden dönülmesidir.

Reklam
Reklam

"SAVAŞ VE GÜÇ KULLANIMI SORUNLARI KÖKÜNDEN ÇÖZMEYECEKTİR"

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının arka planında Çinle mücadele de olduğu ifade ediliyor. Bu savaşın aynı zamanda Çin'e karşı ilan edilmiş bir savaş olduğu tartışmaları var. Siz bu konu ile ilgili ne dersiniz?

Çin savaşın bir taraf değildir, ancak savaşın uzaması ve gerilimin tırmanması hiçbir tarafın çıkarına değildir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye gibi biz de gelişmelerden endişeler duyuyor ve bölgesel istikrardan etkileniyoruz. Çin tarafı her zaman şunu savunmaktadır: Savaş ve güç kullanımı sorunları kökünden çözemeyecektir. Sorunların doğru çözüm yolu diyalog ve müzakereden geçmektedir. İhtilaflar ve anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi gerekmektedir. Çin bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlamaya devam edecek.

Reklam
Reklam

"ARABULUCUKLUK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Bütün dünya bu savaşın bir an önce bitmesini bekliyor. Size göre bu savaş ne zaman biter?

Bu sorunun muhtemelen yalnızca savaşın tarafları verebilir. Savaşın patlak verdiği ilk günden itibaren Çin tarafının açık ve net bir şekilde ateşkesin sağlanması, çatışmaların durdurulması ve diyalog ile müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmakta ve sorunun siyasi çözümünü savunmaktadır. Son günlerde Çin tarafı yoğun bir şekilde arabuluculuk yapmaktadır. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirerek savaşın durdurulması ve gerilimin düşürülmesi için çaba sarf etmektedir. Çin hükümetinin Orta Doğu özel temsilcisi şu an Orta Doğu bölgesinde temaslarını sürdürmektedir.

Ateşkesin bir an önce sağlanmasını temenni ediyoruz. Ne kadar erken sağlanırsa o kadar iyidir. Bölgede barış ve istikrarı en kısa sürede yeniden tesis etmek üzere ilgili tüm tarafların anlaşmazlıkları diyalog ve istişare yoluyla çözmesine ivme kazandırmak için uluslararası toplumla birlikte arabuluculuk yapmaya ve müzakereyi teşvik etmeye devam edeceğiz.

Reklam
Reklam

"ÇİN KENDİ ENERJİ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALACAKTIR"

Hürmüz Boğazı tartışmaları gündemde. İran'ın en önemli kozunun Hürmüz Boğazı olduğu ifade ediliyor. Enerjinin yüzde 20'sinin Hürmüz Boğazı üzerinden transfer edildiği söyleniyor. Hürmüz Boğazı'nın bu savaşta önemi nedir? Ayrıca Çin açısından da çok tratejik olduğu ifade ediliyor Hürmüz'ün kontrolünün. Bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sular uluslararası mal ve enerji ticareti açısından son derece önemli bir geçiş hattıdır. Bu bölge enerji güvenliği ve dünya ekonomisi için hayati öneme sahiptir. Tüm taraflar enerji arzının istikrarı ve kesintisiz bir şekilde sürdürülmesini sağlamakta sorumludur. Bu bölgenin güvenliği ve istikrarının korunması uluslararası toplumun ortak çıkarınadır. Körfez ülkeleriyle yakın siyasi, ekonomik, ticari ve beşeri işbirliğini sürdürüyoruz ve bölgede gerilimin tırmanmasını görmek istemiyoruz. Çin tarafı tüm taraflara askeri operasyonların derhal durdurulması, gerilimin tırmanması ve küresel ekonominin daha çok etkilenmesinden kaçınılması çağrısında bulunmaktadır. Çin kendi enerji güvenliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır.

Reklam
Reklam

"SAVAŞIN UZAMASINI GÖRMEK İSTEMİYORUZ"

Bu savaş uzarsa 3. Dünya Savaşı'nın başlama ihtimali var mı?

Biz de savaşın uzamasını görmek istemiyoruz ve biz de aktif bir şekilde arabuluculuk yapıyoruz ve barış ve müzakereyi teşvik ediyoruz. Ve şimdi Türkiye'de de bölgede barışın tesis edilmesi için yoğun çaba sarfediyor. Ve sanırım bu bizim ortak arzumuzdur. Umarız bölgede tansiyon bir an önce düşürülür ve bölgede bir an önce barış ve istikrar yeniden tesis edilir.

ÇİN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Çin ilişkilerinin son yıllarda geliştiğini görüyoruz. Türkiye ile Çin ilişkileri son yıllarda hangi düzeyde? Bu konuda neler söylersiniz?

Bu yıl iki ülke liderinin stratejik liderliğinde her alandaki işbirliklerimiz sağlam adımlarla ilerlemiş ve göze çarpan sonuçlar elde edilmiştir. İkili ilişkilerimizin stratejik niteliği daha da pekiştirilmiş ve derinleştirilmiştir. Ağustos ayında Devlet Başkanımız Xi Jinping, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi esnasında Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmiş, Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişimine yön vermiş ve ivme kazandırmıştır. Kuşak ve Yol Girişimi'nin orta koridor planlarıyla uyumlaştırılması süreci hız kazanmıştır. Şu an itibarıyla Çin'den Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımların toplam stoğu 3,2 milyar dolarları aşmıştır.

Reklam
Reklam

Çin şirketlerinin Türkiye'ye ilgisi giderek artmaktadır. Merkez Bankalarımız ikili para takası yani swap anlaşmasını yenilemiştir. RMB Takas Bankası Türkiye'de resmen faaliyete geçmiştir. İki ülke arasında yolcu seferi hakkı büyük ölçüde artırılmıştır. Çin-Avrupa Demiryolu'nun güney hattı başarı ile faaliyete geçmiştir. Çin-Türkiye hızlı yük trenleri düzenli olarak faaliyet göstermektedir.

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: