6 yıllık Gülistan Doku dosyası elde edilen son bilgi ve görüntüler ışığında yeni bir boyut kazandı. Dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişliği yapan Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov dahil 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 7 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.
Soruşturmanın seyri "kayıp" vakasından "cinayet" şüphesine yönelirken Tuncay Sonel'in bugün yaptığı açıklamayla yeni bir tartışma başladı. Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu tanımadığını ve o dönem liseye gittiğini söyleyerek suçlamaları reddetti. Gazeteci Sinan Burhan'a konuşan Sonel “Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım” dedi.
Bakanlık kaynakları ise Sonel'in bu açıklamaları hakkında yaptığı açıklamada, gözaltına alınan Mustafa Türkay Sonel’in, Doku'nun kaybolduğu 2020'de 20 yaşında olduğunu belirterek "Bu durum, “lise öğrencisi” olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını göstermektedir" ifadelerin kullandı.
Tuncay Sonel’in oğlunun gözaltına alınması sonrası yaptığı açıklamada, oğlunun olay tarihinde “lise öğrencisi” olduğunu öne sürerek iddiaları reddettiği ve oğlunun Gülistan Doku’yu ve çevresini tanımadığını, olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kendisinin de aileye destek olduğunu ifade ettiği, yöneltilen iddiaları ise “iftira” olarak nitelendirdiğine değinilen açıklamada şunlar kaydedildi:
"Ancak mevcut nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 20 yaşında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, “lise öğrencisi” olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını göstermektedir.
Öte yandan, söz konusu dönemde Mustafa Türkay Sonel’in Tunceli’de bulunduğu ve kamuoyuna yansıyan araç kayıt bilgileri ve fotoğraflara göre lüks bir araçla şehirde dolaştığına ilişkin bilgiler de dosya kapsamında değerlendirilen unsurlar arasında yer almaktadır.
Tüm bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olarak değil, çok yönlü ve derinleştirilmesi gereken bir soruşturma olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Kamuoyunun en temel beklentisi, genç bir kadının akıbetinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasıdır.
Soruşturma, ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler ışığında titizlikle sürdürülmektedir."