MHP lideri Devlet Bahçeli'nin ekim ayında yaptığı çağrıyla başlayan süreç dün yeni bir boyut kazandı. Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan, örgüte silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptı. Bu çağrı beraberinde yeni tartışmalar da getirdi. Şimdiye dek en sert çıkışlardan biri Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici'den geldi.
Öcalan'ın DEM Parti tarafından okunan çağrısını dikkatle takip ettiklerini belirten Mustafa Destici, "Açıklama, muhtevasından ziyade mahiyeti itibarıyla da kabul edilebilir olmadığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti için gelecekte yaşanacak olumsuzlukların da aynası olmuştur" diyerek tepkisini dile getirdi.
Destici sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Gelinen noktada da, terör örgütünün elebaşına, terör örgütü mensuplarına ve terör örgütünün kurdurduğu siyasi parti görünümündeki yapılanmaya ve onların ipini tutan küresel emperyalist güçlere asla güvenmiyoruz. Dünkü açıklama, sürecin ülkemizi hangi kötülüklere götüreceğine dair önemli ipuçları da vermiştir.
Bizim için, bugün takdim edilmeye çalışıldığı gibi, terör örgütünün elebaşısı ve terör örgütünün siyasi uzantıları “demokrasi kahramanı”, terör örgütü mensupları ise affedilmesi gereken “savaş suçluları” olmayacaktır.
Tekrar ifade etmekte fayda var: Türkiye'de bir “Kürt sorunu” yoktur. Kürt kökenli vatandaşlarımız, Türkiye’yi ve Türk Milleti’ni oluşturan tüm etnik unsurlar gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve aziz milletimizin, bir diğerinden farkı olmayan ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları, eşit haklara ve hürriyetlere sahiptir.
Bitmiş ve kahraman güvenlik güçlerimiz tarafından kafası ezilmiş kanlı ve hain PKK terör örgütü yapılan çağrıya uysa bile, Türkiye sınırları dışında farklı isimlerle varlığını sürdüren ve ülkemiz için en büyük tehdit olan terör örgütü unsurları, çağrının kendilerini kapsamadığını ifade ederek, silah bırakmayacaklarını açıklamışlardır.
Bu ve çok sayıdaki sebeple;
Hiçbir şey, terör örgütünün “evlatlarımızın katili” olduğu gerçeğini değiştirmeyecek, şehitlerimizin manevi şahsiyetini huzura erdirmeyecek ve onların geride bıraktığı ailelerinin acısını dindirmeyecektir. Son söz: Dün bir kez daha şahit olduk ki; “Terörle, teröristle müzakere edilmez, tüm unsurlarına karşı topyekun mücadele edilerek kökü kazınır.”